Blog Listem

24 Eylül 2024 Salı

Kendini Sevmek ve Sevgiye Değer Görmek

 İnsanın kendini sevmeye karar vermesi, hayatında daha önce hiç görmediği bir çıkış kapısının aniden belirmesi ve o kapıdan başka bir hayata kolayca geçivermesi gibi çarpıcı bir etki bırakıyor. Başlangıçta değişimin ne olduğunu tam anlayamıyorsun ama zaman geçtikçe her şey netleşiyor. Gereksiz onca iş, seni temsil etmeyen ve omuzlarında yalnızca yük olan sayısız kişi çıkıp gidiyor hayatından. Tazeleniyorsun, temizleniyorsun. 

 Benim, kendimi sevmediğim gerçeği ile yüzleşme şeklim can yakıcıydı. Gerçekten değer verdiğim, derinden sevdiğim birinin bana "seni sevmem için önce senin kendini sevmen gerekiyor, sen kendini seveceksin ve benim sende açtığım yaraları kendin saracaksın ki işte o zaman gerçekten sevilebilirsin" buna benzer bir şeyler demişti. Benim kadar iyi bir cümle kuramamıştı belki ama sözlerinin özü buydu. 

 İşte bu sert yüzleşmeden sonra daha çok dağıldım. Artık daha fazla dağılamayacağımı anladığım ve kendimi cezalandırmaktan vazgeçtiğim anda kendimi sevmeye karar verdim. İyi veya kötü çok şey yaşanmıştı. Her şey geride kalmıştı ve ben geçmişi, geçmişte bırakmalıydım. Bu muhteşem farkındalık için, beni önce yakıp kül edip sonra acılar içinde tekrar doğmamı izleyen biricik kişiye sonsuz sevgilerimi gönderiyorum. Akrepler kendileri için tehlikelidir diyoruz ya, bence en çok benim için tehlikeliydiler. Geçmişe baktığımda, hayatımda her ne dönüm noktası yaşadıysam bi tane akrep kişisinin ellerinin değmiş olduğunu fark etmiştim. Tabi bu farkındalıklar da geçti, her şey çok değişti. Çünkü en başta ben değiştim, değişmek zorunda kaldım. İyi de oldu tabi. Artık kendisini seven, kendisini sevdiği için kendisine nasıl davranması gerektiğini bilen biriyim. Bu benim için hayattaki çoğu şeyden daha değerli. 

 Ben isterim ki, böyle zehirli birileri ile tanışmadan herkes kendiliğinden kendisini sevmeyi, kendisine şefkatli olmayı, kendisini sarıp sarmalamayı öğrensin. 

 Bunun için de sizlerin yanında ben varım. Severek, şefkatle ilgilenerek, güzellikle ve kolaylıkla "insanın kendisini sevmesinin nasıl bir şey olduğunu" anlatmak istiyorum herkese. Biliyorum, bu bizi kurtaracak. Koşulsuz sevgiyi kendimize hatırlatmak, ruhumuzu aydınlatmak bizi ve geleceğimizi kurtaracak. Hatta sadece bizi ve geleceğimizi değil, hayvanları ve doğanın geleceğini de kurtaracak. Aydınlık yarınların var oluşuna, koşulsuz sevgi şelalesinde yıkanmış ruhlar şahit olacak. İnanın ki bu şahitlik hepimiz için çok değerli. 

 Kendisini sevmeye karar veren biri nasıl davranır?

1. Sana iyi gelmediğini içten içe çok iyi bildiğin her şeyi bırak, kendinden uzaklaştır. Yemek rutini, kişiler, arkadaşlar, sevgili, aile bireyleri dahil. Birilerine ayıp olacak diye hayatında tutmaya çalışmaktan vazgeç. Onlar birer parazit gibi içten içe yiyip bitiriyorlar insanı. Bu eziyeti kendine yapma. 

2. Sevmediğin işte çalışma. Git bir kafede servis personeli ol mesela (hayatımın bir dönemi ben öyle yapmıştım, çok güzeldi)

3. Bir türlü yürümeyen, tıkanık işleri veya ilişkileri beklemekten vazgeç. Olsaydı çoktan olurdu, 1 dakika daha kaybetme! Zaman çok kıymetli. Kimse için zaman kaybetme.

Bu ilk 3 madde temizlik için çok önemli. Bunları uyguladın, o sana değer katmayan ve yük olan kalabalıktan kurtuldun diyelim. Şimdi neler yapacaksın onları listeliyorum. 

1. Çok sevdiğin bir şeyi, hobiyi geliştir. Gelecekte kendi işin, para kazanacağın şey o olacak. 

2. Dürüst ol, herkese ve her şeye karşı doğru söylemek zorundasın. Bunu unutma. En başta kendini iyi hissetmek için kendine ve diğerlerine dürüst olmayı seç.

3. Birine karşı en küçük bir hissin, sevgin veya ilgin varsa bunun için adım at. Çekinme. İlgini belli etmek özgüvenli olmaktır. İş işten geçtikten sonra "keşke yapsaydım" demek yerine en azından denemiş olursun.

4. Sevdiğin kişilerle birlikte çalış, onlar kazanırsa sen daha çok kazanırsın.

5. Arkadaşlarının ve ailenin kıymetini bilip onlar için fedakarlık yapmaktan korkma. 

6. Kendin ol ve kendin olarak çok değer göreceğini ve bunun doğuştan gelen hakkın olduğunu kendine hatırlat.

7. Öz bakımına, sağlığına ve ne yediğine çok dikkat etmen lazım. Yediğimiz besinler bizim kim olduğumuzu yansıtır. Dengeli olması çok önemli. Hormon analizlerine, periyodik doktor kontrollerine önem ver.

8. Her gün farklı bir şey yapmaya çalış. Yürüdüğün yolları değiştirmek gibi, yeni bir yemek tarifi denemek gibi basit şeyler de olabilir. Beyni şaşırtmak çok önemli. 

Aklıma ilk gelenler bunlar, liste uzar gider. Sizin de aklınıza gelenler varsa lütfen benimle paylaşın. Yanımda olduğunuz için sonsuz minnetle, sizi seviyorum!  

7 Eylül 2024 Cumartesi

Sevgi İyileştiricidir!

Sevgiler herkese,

 Kalbimdeki sevginin sınırlarını aştığını hissediyorum, belki sınırlar yalnızca zihnimizdedir. Belki gerçekte sınırlar da yoktur, engeller de. Kalbimi bir okyanus gibi, uçsuz bucaksız olarak imgeliyorum. Bir dünyadan çok daha fazlası. Sevebileceğim şeylerin neler olacağına dair fikrim bile yok, yalnızca derinden sevgi hisleri... Tüm bedenimi saran, var olan her şeyi ve herkesi saran bir sevgi var kalbimde. 

 Eskiden olsa kötü şeyleri görünce umutsuzluğa kapılır belki korkar belki kızgınlık hissederdim. Şimdi kötülüğe dahi değişik, tanımsız bir şefkat hissediyorum. İnsanların eksikliklerini, yaralarını, hırpalanmış ruhlarını ve acıyan duygusal bedenlerini görüyorum. Elimden gelse de karanlığı sarıp sarmalasam... Karanlığı da içimde özümseyip iyileştirsem. İnanıyorum ki değişeceğine, inanıyorum ki doğru bir adımla herkes ve her şey iyileşebilir. 

 E hep demiyor muyuz? 

"Sevgi iyileştiricidir." 

 Peki ya karanlıkta kalan ruhlar için de geçerliyse bu? Belki onlar da sevgi diliyle karşılaştıklarında bambaşka iyi bir şeye dönüşeceklerse... Vazgeçmeyelim onlardan. Sevginin evrensel dilini iyi-kötü-çirkin-güzel ayırt etmeden yayalım. Işığı ancak bu şekilde çoğaltabiliriz. 

Hepimiz birbirinden özel ruhsal ışık varlıklarıyız. Benzersiz özelliklerimizle bir ve bütünüz. Tamamlanmak için aynı olmamıza gerek yok. Bambaşka parçalar olarak da sevgiye hizmet edebiliriz. 

Sevgiye nasıl hizmet edeceğiz? 

 İlk olarak ayrım yapmadan, parçalamadan bir bütün olarak göremeye çalışacağız. İnsanları, doğayı, hayvanları, bilinç seviyeleri birbirinden farklı her şeyi ve herkesi. Bir bütün olarak görürsek sevmek kolaylaşır. 

 İkinci olarak, insanların birbirine çok benzediğini, aynı şeyleri isteyip aynı yollardan geçtiğini fark edeceğiz; ama bir o kadar da farklı ve eşsiz olduğunu kabul edeceğiz. 

 Üçüncü, en en en hassas olduğum yer! Hayvanlar ve doğa... Dünya üzerindeki en en masum varlıklar, hayvanlar... Hepsi! Sadece evcil olanları değil, hepsini ayrı ayrı çok masum görüyorum. Onların varlıklarına ve yaşam alanlarına yeterince saygı göstermiyor olduğumuz için derinden üzüntü duyuyorum. Ama hala umudum var, biliyorum. İnsanlık olarak saygılı olmayı da öğreneceğiz, her gün daha çok fark ediyoruz ve ışığa doğru küçük adımlarla yürüyoruz. 

 Şu an çok karanlık! Biliyorum. 

 Karanlığı da sarıp sarmalayıp aydınlığa çevirecek kalplerimiz olduğunu görüyorum. Karanlıktan korkmadan sevgiyle yüzleşelim. Hadi gelin birlik olalım. Karanlığı iyileştirelim ve aydınlığı çoğaltalım. 

İyi ki varsınız. Güzel kalpli okurlarım, takipçilerim. Sizi çok seviyorum!

 





27 Ağustos 2024 Salı

Fedakarlık Ödülleri

 "Bir insan her ne zaman gerçek bir fedakarlık yapsa, ilahi alem tarafından ödüllendirilir." 

 Ben buna inanır, bununla yaşarım. 


Arkadaşlarım! Selamlar...

 Kelime anlamıyla "fedakarlık" bir kişinin; insanlara, topluma, vatanına, milletine, ailesine karşılık beklemeden kendi insani ve vicdani ahlaki sorumluluğuyla yaptığı iyilik, yardım ve hizmettir. 

- Bu tanıma "doğa ve hayvanları" da eklemesem olmaz:) - 

Günlük hayatınızda karşılaştığınız şanslı olaylar var mı? Otobüse yetişemeyeceğinizi sandığınız bir zamanda yaşadığınız bir kolaylık sonrası yetişebilmeniz veya tanımadığınız insanların sizin için yaptığı küçük iyilikler var mı? 

Bu gibi güzel küçük olayları yaşayanlardansanız, yani "işleri rast giden kişilerdenseniz" muhtemelen siz de benim gibi hayata dair yaptığınız fedakarlıklar karşılığında ödüllendiriliyorsunuz. Bu ödüller her zaman maddi bir karşılıkla gelmese de tanımadığınız birinin sıcak bir gülümsemesi, iyi hissetmediğiniz bir günde kalbinizi ısıtmaya yetiyorsa şanslısınız. 

Tebrikler, hayatın tadını almayı biliyorsunuz. Yaşamdan keyif almanın, yaptığımız fedakarlıklarla doğru orantılı olduğunu fark ettim bugün. 

 Emek verdiğim bir ilişkide, herhangi bir talep zorunluluğu olmadan benim için fedakarlık yapıldığına şahit oldum bugün. Gerçek bir ilişki içinde olgun olmayı deneyimliyorum her geçen gün. Karşımdaki kişiyi ve kendimi zorlamadan, akış halinde kalarak güvenli bağlanmayı ve güvenli ayrılmayı öğreniyorum. Vedalaşırken ağlamıyorum mesela:) 

 Teoride iyileştirdiğim ruhumun, hayat ve ilişki içindeki pratikleriyle daha da iyileştiğini fark ediyorum. Çok başka mutluyum bugün! 

Görünenin ardındaki görünmeyeni artık görebildiğim için kendimle gurur duyuyorum.

En derin sevgilerimle,


20 Ağustos 2024 Salı

İlahi Aşk

 Merhabalar,

  Günlerdir tasavvuf ve ilahi aşk kavramlarına yönlendiriliyorum. Konfor alanımdan çıkıp topluma karışmak adına 2-3 günlük tatile çıktım ama kendimi bu iki kavramın içinde buldum. Görüştüğüm arkadaşlarım, uzun zamandır haber almadığım kişilerle bir araya geldim ve hepsinde "ilahi aşk ve tasavvuf" konuları karşıma çıktı. Hatta tam bu konunun işlendiği bir dans etkinliğine bile davet edildim. Evren tarafından ilgilenmem gereken şeyin bu olduğunu, bedensel hazların veya günlük ilişkilerin ötesine geçmem gerektiğini bir defa daha anladım. Şimdi sizlere bu iki kavramın hayatıma yansımasını öznel bir bakış açısıyla anlatacağım. 

 Çocukken de aşk konusunda gerçek olan nedir diye sıklıkla düşünürdüm. Mevlana'nın aşk tanımını severdim mesela, 7 öğüdünü uygulamaya çalışırdım hayatımda. 

 "İnsanı, insan olduğu için sevmek."

İşte benim aşk tanımım. Tamamen kapsayıcı ve evrensel, yaradan kavramını yaratılanın içinde görerek tam olarak sevmek. Her şeyi ve herkesi bir bütün olarak görmek ve onların içine kendimi dahil etmek, bir ve bütün olmak. Kendimi çok sevmek, haliyle bir ve bütün olduğum herkesi ve her şeyi de çok sevmek! 

 Ruhların birleştiği gerçek aşk orgazmını yaşadınız mı hiç? 

 Aslında hepimizin amacı o gerçek ilahi aşkı bulmak olmalı. Ruhlarımızın bir ve bütün olduğu o ruhsal birlikteliği bulabilmek. Hissedebilmek. Gerçek sadakati, güveni bu şekilde sağlayabiliriz. 

 Her şey mümkün! 

 Kendime inanıyorum, bir gün o ruhsal birliktelikle daha başka bir versiyonuma kavuşacağım. 

Bir yandan herkesi ve her şeyi bir bütün olarak sevmek, bir yandan da Dünya üzerindeki tek bir kişiyi olduğu ve olacağı tüm haliyle, özüyle ve varoluşuna hayran olarak sevmek. 

 Yoktan var edebilen ben, duygularımın esiri olmadan ruhumla seçmeye karar verdim. Ruhlarımız birbiri ile çoktan anlaştı, en doğru zamanda Dünya üzerinde de bu aşkı yaşamak niyetleriyle! 

 Hepimiz için, en iyi en yüce şekilde...Hayal edelim! 

İyi ki varsınız, ilahi aşkla bir ve bütün olalım...

Sevgiler, 



13 Ağustos 2024 Salı

Çiçekli Bir Dal

 Sevgili arkadaşlarım! 

İstediğimiz şeylere ulaşmak için zaman baskısı hisseden kişiler varsa aramızda, onlara sesleniyorum. Olması gereken her şey, tam da olması gereken zamanda olur. 

Kurumuş bir ağacın dallarında yeniden beliren çiçeklere sahip olmak gibi, o çiçeklerin ne zaman çıkacağını tahmin etmeye çalışmak gereksiz. 

Teslimiyette olmak nedir? 

Bu sorunun cevabını uygulamalı olarak anlatabilirim. Denize girin, ilerleyin veya iskeleden atlayın ve derinlerde olun. Ayaklarınız yere değmeyecek kadar derinlerdeyken derin bir nefes alın akciğerlerinizi doldurun ve sırt üstü uzanın denizin üstünde. Gözlerinizi kapatın, derin nefesler alın. Huzurlu bir andasınız. Tam olarak "teslimiyette olmak" işte budur. 

Teslimiyette olmazsanız, deniz sizi derinlere çeker. Boğulursunuz. 

Hayat da deniz gibi aynı, etrafınıza bakın... Boğulan onlarca insan var, fark etmiyorlar bile. Her gün her gün o hayatın içinde boğulmaktan ve sürekli olmayacak şeyler için uğraşmaktan yılmadan boğulmaya devam ediyorlar. Hayatı yaşamak bu sanıyorlar. 

Size sesleniyorum! Hayat denizinde boğulan güzel ruh arkadaşlarım. Gelin size hayat denizinde teslimiyette olmayı, gerçek mutluluğu ve anlamlı var oluşun anahtarını anlatayım. 

Teslimiyette olunca ne olur? 

Tadını alırsın, hayatın... Nefes almanın. Yaşadığın her bir anın. Varoluş içinde bir amacın olduğunu bilirsin, bu boşlukta süzülmek demek değildir. Tam tersi teslimiyet içinde amacına uygun ilerlemektir. Zorlanmadan, kolaylıkla, neşeyle ilerlemek! 

Teslimiyette olmak, istediğin bir şeyin ne zaman gerçekleşeceği endişesi duymamaktır. Zamansız olarak var olmaktır. 

Teslimiyet içinde, kurumuş dallarımın hepsinde çiçekler açmış olarak uyandım bu sabah! Hiç sormadım, ne kendime ne başkasına... Ne zaman açacak bu kuru dallardaki çiçeklerim diye. Teslimiyetteydim çünkü. Bilmenin ötesindeyim. 

İyi ki yanımdasınız, sevgiler hepinize.

7 Ağustos 2024 Çarşamba

Sohbet Yazısı

 Hayatımın düzenini oturtmaya çabalarken, elimdeki imkanları sistemli değerlendiremediğimi fark ettim. Buraya bir şeyler yazmayalı uzun zaman olmuş, bu yüzden kızdım da biraz kendime. 

 Hadi konuşalım! Sessiz konuşmayı çok özlemişim. 

 "Gelecek zaman ve geçmiş zaman" ilişkisi içindeyim şu sıra. Zaman kavramını araştırıyorum, olabildiğince detaylı yazılar okumaya ve farklı fikirler üzerinde çalışıyorum. 

Türkçe ifadeyle "gelecek" sanki yolda olup bize doğru gelen bir kavram hissi yaratıyor. Ama aslında gelecek yoksa ve her şey şu anda yaşanıyorsa, ne bizim ilerleyip gittiğimiz bir yer-durum veya olgu ne de onun bize doğru gelen bir varoluş hali olduğunu söyleyemeyiz diye düşünüyorum. 

 Gelecek hatırlama çalışmaları yapıyorken de iyi özümsedim bu kavramı. Biz sezgiseller, "gelecek hatırlaması" yapıyoruz. Çünkü geçmiş ile geleceğin herhangi bir farkı olmadığına inanıyorum. Şimdiki zamanda gerçekleşen durumlara bağlı olarak her an yeniden şekillendirdiğimiz ileriki yaşantımızı düşündüğümde hep heyecan içinde olurdum. Şimdi, geçmişi düşündüğümdeki nötr halimi koruyorum geleceği düşünürken de..çünkü ikisi de aynı şey. 

 Kendimi geçmiş ve gelecek izlenimlerinden alıp şu anda bulunduğum ana getirmeyi seviyorum. Aldığım nefesi varlığımın en derinlerinde hissederek anda yaşamaya bayılıyorum. Kendimizi düşünce akışlarından arındırmanın ilk basamak yöntemi "nefese odaklanmaktır." Çok kızgın, üzüntülü, stresli olduğunuzu hissettiğiniz anlarda her şeyden izole kalarak nefesinize odaklanmanız realiteyi değiştirmenize yardımcı olur. Realite değiştiğinde de bedenimizdeki hormonsal tepkimeler, manyetik bileşenler tekrardan değişen realiteye uygun şekilde oluşturulur. İşte tam o sırada, biz kendi realitemizi yaratmış oluruz. 

 Yaratıcılık bu kadar basit. pratik yaparken aksamalar olabiliyor, çalışarak yapamayacağımız hiçbir şey yok. Ben insanlık olarak bize, gelişimimize inanıyorum. Gelişmeyi reddedenlerin de zaten adapte olamayıp yok olacaklarını bildiğim için de doğanın gücüne hayran kalıyorum. 

 Hepsi birbiri ile o denli bağlantıda ki, bir yerden elinizi verseniz devamı gelecek. Sizi yüz üstü bırakmayacak ve hiçbir zaman için hayal kırıklığı yaşatmayacak. Çünkü saf bilinç. En masum, en saf, en huzurlu halimiz. 

 En başta geçmiş-gelecekten bahsederken konu akışına kapıldım. Huzurla boşlukta süzülürken buldum kendimi. Lafı daha fazla uzatmadan, sizi çok sevdiğimi söylemek isterim. 

 Kalbinizi ferah tutun, gelecek hatırlaması yaptım "her şey çok güzel"💖  

Sevgiler,

Aslı

5 Temmuz 2024 Cuma

Sonsuzluğun Ötesi İçimizdedir

 Don Miguel Ruiz'in "Ustaca Sevmek" kitabını okuyorum. Esinlenerek ve tanık göstererek kendi kalbimden geçenleri yazmak istedim. Aslında kitabın daha çok başındayım ama etkilendiğim kısımlarından, aklımda yeşeren tazecik umutlardan size bahsetmeden duramadım. 

 Ruiz, korku hastalığı sebebiyle hepimizin sahip olduğu iltihaplı yaralardan ve "duygusal beden" kavramının mikrop kapmış halinden bahsediyor. Korku hastalığının belirtileri arasında öfke, nefret, kıskançlık ve ikiyüzlülük gibi insana acı çektiren bütün duyguların varlığından bahsederken, ben zihnimde bir sürü iyileşme ihtimalini var ediyorum kendi kendime kitabı okurken. Yaptığım işin ne denli önemli olduğunu kavrıyorum Ruiz'in her bir cümlesinde.

 İnsan olarak, hepimiz bu dünyaya doğduk ve benzer acılar içindeyiz. Korkularımız, endişelerimiz, sancılarımız o kadar aynı ki. Olumsuz duygular içinde olmamızın yarattığı tahribat da çok benzer. Bazılarımız belki daha iyi saklıyor yaralarını, bazılarımız daha şeffaf... Hangisi doğru? Saklanmak mı her şeyden, herkesten...yoksa cesaret edip dik durmak mı tüm acılara rağmen, iyileşmek için adım atmak mı en zor sandığımız yerlerden? 

 Kandırmayalım kendimizi bence. Olabildiğince dürüst olalım. Korkmayalım artık mesela. Kendimiz için en doğru şeyi yaptığımızı biliyorsak derinlerde bir yerlerde, vazgeçmeyelim ondan. 

 Yaralarınızı görüp sizi iyileştirmek için elimi uzatıyorum, sizin yaralarınızı en çok kendi yaralarımdan tanıyorum. Gelin hep birlikte iyileşelim. Duygusal bedenimizdeki korku dolu yaraları iyileştirip çocuksu mutluluğa, koşulsuz sevginin en gerçek haline kavuşalım. 

 İnanıyorum ben, biliyorum her şey çok güzel olacak! Güzel, umut dolu yarınları birlikte var edeceğiz. 


İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak

  İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak  Bir gün kötü hissedersiniz, bir şeyler yaparsınız — sevdiğiniz bir...