Sevgili arkadaşlarım!
İstediğimiz şeylere ulaşmak için zaman baskısı hisseden kişiler varsa aramızda, onlara sesleniyorum. Olması gereken her şey, tam da olması gereken zamanda olur.
Kurumuş bir ağacın dallarında yeniden beliren çiçeklere sahip olmak gibi, o çiçeklerin ne zaman çıkacağını tahmin etmeye çalışmak gereksiz.
Teslimiyette olmak nedir?
Bu sorunun cevabını uygulamalı olarak anlatabilirim. Denize girin, ilerleyin veya iskeleden atlayın ve derinlerde olun. Ayaklarınız yere değmeyecek kadar derinlerdeyken derin bir nefes alın akciğerlerinizi doldurun ve sırt üstü uzanın denizin üstünde. Gözlerinizi kapatın, derin nefesler alın. Huzurlu bir andasınız. Tam olarak "teslimiyette olmak" işte budur.
Teslimiyette olmazsanız, deniz sizi derinlere çeker. Boğulursunuz.
Hayat da deniz gibi aynı, etrafınıza bakın... Boğulan onlarca insan var, fark etmiyorlar bile. Her gün her gün o hayatın içinde boğulmaktan ve sürekli olmayacak şeyler için uğraşmaktan yılmadan boğulmaya devam ediyorlar. Hayatı yaşamak bu sanıyorlar.
Size sesleniyorum! Hayat denizinde boğulan güzel ruh arkadaşlarım. Gelin size hayat denizinde teslimiyette olmayı, gerçek mutluluğu ve anlamlı var oluşun anahtarını anlatayım.
Teslimiyette olunca ne olur?
Tadını alırsın, hayatın... Nefes almanın. Yaşadığın her bir anın. Varoluş içinde bir amacın olduğunu bilirsin, bu boşlukta süzülmek demek değildir. Tam tersi teslimiyet içinde amacına uygun ilerlemektir. Zorlanmadan, kolaylıkla, neşeyle ilerlemek!
Teslimiyette olmak, istediğin bir şeyin ne zaman gerçekleşeceği endişesi duymamaktır. Zamansız olarak var olmaktır.
Teslimiyet içinde, kurumuş dallarımın hepsinde çiçekler açmış olarak uyandım bu sabah! Hiç sormadım, ne kendime ne başkasına... Ne zaman açacak bu kuru dallardaki çiçeklerim diye. Teslimiyetteydim çünkü. Bilmenin ötesindeyim.
İyi ki yanımdasınız, sevgiler hepinize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder