Blog Listem

14 Kasım 2024 Perşembe

Görevli Ruhlar

 Herkese merhaba!

 Yolda ilerlerken her geçen gün kurallardan vazgeçiyorum. Düşünüyorum, önceden ne çok sıkmışım kendimi... Haftalık içerik programı yapardım ve sonra da kendime hedefler koyardım. Mesela, "her salı günü mutlaka blog yazmalısın ve her salı - cuma günleri Youtube'a video atman gerekiyor, yoksa başarısızsın." 

 Zaman geçince biraz daha yavaş ilerleyebilir olduğumu fark ettim. Sanki neye yetişiyordum ki? Öğrenmek, okumak, araştırma yapmak daha ağır basmaya başladı. Kendimi bilgi yüklemesi programına aldım, her günümü çok fazla şey öğrenerek geçiriyorum ve sanırım bunları içerik haline getirmek için hala zamana ihtiyaç duyuyorum. Öğrendiklerimizi özümsememiz, kendimizle bir hale getirmemiz ve kendi yorumlarımızı katmamız için zaman gerekmiyor mu?

 Bu süreç içinde kendi ritmimde ilerlemenin asıl başarı olduğunu fark ettim. Bazı zamanlar daha durgun geçiyor, ilerlemiyormuş gibi bir his sarıyor kalbimi. Ama bu his geçici... Anda kalıp farkındalık içinde durmaya devam ettiğimde, ilerlemenin her zaman yüksek tempoda olmak zorunda olmadığını hatırlatıyorum kendime. 

 O kadar uzun bir giriş yazısı yazdım ki, asıl konuşmak istediğim konuya nasıl gireceğimi bilemedim. İç ses böyle bir şey... Fark etmeden bazen beni bir yerden başka yere götürüyor. Akışa kapılıyorum.

 Konuşmak istediğim konuyu unutacaktım ki! Bir baktım başlık olarak önceden yazmışım, oh çok şükür. 

"Görevli Ruhlar" 

 Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama bu zamana kadar hayatınıza girip çıkmış insanları düşünmenizi istiyorum. Arkadaşlar, partnerler, iş arkadaşları, komşular, okul arkadaşları... Daha niceleri...

 Hayatınız içinde hepsinin birer görevi vardı. Bazısının görevi yalnızca kenarda öylece durmaktı, bazısının görevi hayatınıza girip alt üst etmekti... Bazısı size sizi yansıtacaktı, bazısı da korkularınızı yaşatacaktı. Her biri tam da olması gerektiği gibi davrandı. 

 Siz görevi bu olan ve bunu yerine getirmiş insanlara neden kızgınsınız ki hala? 

 Meslek tanımlarını düşünün şimdi de... Bir öğretmen, sınıfta size konu anlatıyor veya bir doktor sizi muayene ediyor. Onlara kızıyor musunuz? Bu görevleri yetine getirmek için ordalar, öğretmenin ders anlatması ve doktorun muayene etmesi ne kadar normal geliyor değil mi bize? İşte bizi terk edip giden eski sevgilimizin de bunu yapması o kadar normal gelmeli işte!

 Hayatımıza giren ve bize iyi-kötü bir çok şey öğreten herkes tam da yapması gerekeni yaptı. Gönül rahatlığıyla, tüm kalbimle inanıyorum... Şu anda olduğunuz kişi tam da olmanız gereken kişi! 

 Sizi bu güne getirdikleri için hepsine sonsuz minnetle... Affederek... Yepyeni bir hayata adım atmaya var mısınız? 

 Evet! 


Sizi seviyorum,

Aslı.

3 Kasım 2024 Pazar

Atalardan Miras Kalan Hayaller

 Herkese uzun bir aradan sonra merhaba!

 Atalardan gelen karma... Genetik özelliklerimiz... Kalıtsal hastalıklarımız ve daha bir çok şey. Atalardan taşıdığımız onlarca yük, yapılacak iş ve dikkat edilecek rahatsızlıkları bir kenara bırakıp bugün "atalardan gelen hayalleri" konuşmak istiyorum. 

 Büyük hayalleri olan insanlar, o hayallerin kime ait olduğunu hiç düşündünüz mü? Gerçekten merak ediyorum. Size ait olduğundan emin olduğunuz bir hayaliniz var mı? 

 İyi biliyorum ki atalarımızdan yalnızca kalıtsal hastalıkları, blokajları, negatif inançları veya karmayı devralmadık. Onların bu hayatta gerçekleştirdiği iyi şeyleri veya gerçekleştiremediği büyük hayallerini de bizim gibi sahiplendik. 

 Sıkı sıkı sarıldığınız hayalleri, kendi iradenizle özünüzden getirmiş olsaydınız, o hayalleri yaşamak daha mı kolay olurdu? Atalarımızdan gelen hayalleri bu seviyede ve bu zaman diliminde gerçekleştirmek bize gerçek tatmini sunuyor mu sizce?

 Gitmemiz gereken bambaşka bir yol varsa, ona doğru adım atmayı zorlaştıran da belki onların yükü olan hayaller kısmıdır. İnanın bilmiyorum. 

Kendi deneyimlerimle fark ettim ki, özüme ulaştıkça hayallerim veya kim olduğumu yansıtma şeklim tamamen değişti. Eskiden hayalini kurduğum, istediğimi sandığım her şeyi bir kenara koyabiliyor ve özgürce özümden gelene adım atabiliyorum. 

 Atalarımı... Sevgiyle anıyorum. 

Bambaşka bir hayatı kendi irademle yaşamanın, benim hakkım olduğuna eminim. Ben atalarımın yarım bıraktıklarını değil, kendi hayatımı yaşamayı seçebilirim.  

 Kendi hayallerimi yaşamaya adım adım, mutlulukla! 

Sevgiler,

 

Geçitte Bir An: Şansın Aslında Senin İçinde Saklı Olduğunu Anladığın Yer

  Geçitte Bir An: Şansın Aslında Senin İçinde Saklı Olduğunu Anladığın Yer Hayatın bazı anları vardır ki, hiçbir şey değişmemiş gibi görünse...