Blog Listem

18 Ekim 2025 Cumartesi

bu kayboluş bir yok oluş değil

Biraz önce, manikürcümün ısrarlarına dayanamayıp aldığım "çay ağacı yağını" tırnaklarıma sürdüm.

O keskin ama bir o kadar da saf koku burnuma dolduğu anda, sanki bir kapı aralandı içimde. Bir anda Bali’deydim. Ruhum, uzun zaman önce bıraktığım o sıcak, nemli havayı yeniden solumaya başladı. O rutubetin, o derin toprağın kokusu, oradaki anılarımı bir bir canlandırdı. Gözlerimi kapattım, kalbimle o yerlere geri döndüm. İçimde bir sıcaklık yayıldı, kalbimin derinlerinden bir titreşim yükseldi. Aşkı hatırladım. Ruhumun tamamen teslim olduğu o büyük, saf, yüce sevgiyi… O hissi yeniden yaşadım.

Bir an için, en derin dileğim canlandı içimde: Eş ruhumla ortadan kaybolmak. Dünyadan, gürültüden, zamandan uzaklaşmak. Sadece buluşmak, birbirimizi tanımak, sonra birlikte yok olmak.

Sonra kendimi o evde buldum.
Bahçesi yemyeşil, sessiz ama canlıydı. Kuş sesleri birbirine karışıyor, sabah güneşi yaprakların arasından usulca süzülüyordu. İçerideki havada taze kahveyle ıslanmış toprak kokusu vardı. Üzerimde ince, yumuşak bir elbise hissettim. Kumaşı yumuşacık... Güvenli, huzurlu, tanıdık.


Kapıyı açtım ve bahçeye çıktım, çıplak ayaklarım toprağa bastı. Serinlik içimden geçti, tatlı bir esinti saçlarımı savurdu. Burnuma yasemin çiçeklerinin kokusu doldu. Gözlerim güneşin yumuşak ışığında kamaşırken içimde bir şey genişledi.
“Buradayım,” dedim sessizce, “her şey yerli yerinde.”


Kalbim şükürle doldu.
Hayatta olmaya, hissetmeye, yeniden hatırlamaya…
O evin, o sabahın, o duygunun içinde bütündüm.

Ve sonra fark ettim, yalnız değildim.
Onu göremesem de yanımdaydı.
Varlığı, sessiz ama güçlü bir enerji gibi çevremdeydi. Kalbim onunla aynı ritimde atıyordu. O evde, o bilinmeyen ülkede, biz artık kaybolmuştuk.


Ama bu kayboluş bir yok oluş değil, bir birleşmeydi.
Birbirimizi bulmuş ve birlikte görünmez olmuştuk — ruhlarımız sonunda bir olmuştu.


Hiç tanımadan özlediğim ruhsal eşime... 

en derin sevgilerimle,

aslı

14 Ekim 2025 Salı

Geçmiş-Gelecek-Şimdi

 Uzun bir arada sonra tekrar merhaba,


Bir anda aklıma geldi blog sayfam vardı ne oldu acaba ona dedim girdim bir de ne göreyim! Geçmişte yazdıklarıma baktım, onları görmesem yakın geçmişi unutmuşum bile (alzheimer değilim) yani demek oluyor ki, kısa zamanda hayatım ve akışı çok değişmiş. Yazdıklarımı, o zamanki hayat telaşımı çok tatlı buldum. Sıcacık sarılıyorum geçen aylardaki kendime.



Düşünsenize, şimdi burdayım ve geçen aylardaki Aslı'ya sarıldığımı hayal ediyorum. Muhtemelen şu anda ona sıcacık bir huzur hissi geliyordur. Eminim. Arada bir geçmişteki Aslı'ya gidip minik hatırlatmalar yapıyorum, kısa bilgiler, geleceğe dair küçük ip uçları veriyorum. Eminim ki o zamanda "bir an içime bir şey doğdu" diyip verdiğim önemli kararların üzerinde gelecekteki Aslı'nın izi var. 


Dark izlemiş miydiniz? Dark'ı izleyip anlamış olan bu dediğimi de hemen anlamıştır diye tahmin ediyorum. Geçmişe gidip Aslı ile görüştüğüme göre, gelecekteki Aslı ile de gidip görüşebilirim değil mi? Kesinlikle EVET. 


Yapıyorum... 


Görüyorum. Ama bazı şeyleri bilerek bana söylemiyor biliyorum, çünkü gitmem gereken yolda olması gereken neyse oraya itiyor beni. Sonu belli olan ama yolculukta şekillenen muhteşem anlarımı yakalamamı istiyor. Her biri şahane birer deneyim ve benim "ruhsal tekamülüm"


Fark ettiniz mi? Size kısa iki paragraf ile "yaşamın özünü" anlattım. Umarım bunu kavrarsınız ve yaşadığınız her anı farkındalıkla, göğsünüze o dolu nefesi çekerken minnetle hatırlarsınız. 

Yaşam, mucizedir. Yaşam, bize verilmiş en değerli hediye. 


Sevgilerimle,

Aslı

İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak

  İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak  Bir gün kötü hissedersiniz, bir şeyler yaparsınız — sevdiğiniz bir...