Blog Listem

21 Ocak 2026 Çarşamba

içimde değişen bir yer

Bazı süreçler vardır, adını koymak zordur.
İnsan yaşarken tam olarak ne olduğunu anlayamaz; ancak geriye dönüp baktığında, her şeyin bir düzen içinde ilerlediğini fark eder. Benim için de böyle. Aynı duygunun, farklı biçimlerde tekrar ettiği bir dönemden geçtim. İnsanlar değişiyordu, ortamlar değişiyordu ama içimde uyanan his hep aynıydı.

Zamanla şunu ayırt etmeye başladım:
Bu tekrar, bir hatanın sonucu değildi.
Bu, öğrenilmesi gereken bir şeyin henüz tamamlanmamış olmasıydı.

Otuz yaşına geldiğimde, yaşadığım hayal kırıklıklarını artık “neden” üzerinden okumuyordum. Daha çok “ne oluyor” sorusu ilgimi çekiyordu. Çünkü bazı karşılaşmalar, bir ilişki başlatmak için değil; insanın kendi sınırlarını, kapasitesini ve enerjisini fark etmesi için var oluyor.

Ben uzun süre enerjimi dışarıda bıraktığımı fark etmeden yaşadım. İnsanlara, ilişkilere, ihtimallere… Her temasın benden bir şey götürdüğünü söyleyemem ama her temasın bende bir iz bıraktığı kesin. Asıl mesele, bu izlerin zamanla içimde bir dağınıklık yaratmasıydı.

Bir noktadan sonra şu soru kendiliğinden ortaya çıktı:
Ben, kendimle ne kadar temas hâlindeyim?

Bu soru basit gibi görünür ama cevabı hiç öyle değildir. Çünkü insan bazen çok şey yaşar, çok şey hisseder, çok şey anlar; ama bütün bunların merkezinde durup durmadığını fark etmez. Ben de etmemişim.

Enerjimi geri toplamak, dramatik bir karar değildi. Bir kopuş ya da sert bir yön değişimi de olmadı. Daha çok, içimde sessiz bir yerin ağır ağır yer değiştirmesi gibiydi. Dışarıya doğru akan dikkatin, düşüncenin ve beklentinin, yeniden içe yönelmesi…

Bu süreçte fark ettiğim şey şuydu:
Gücün yükselmesi her zaman gürültülü olmaz.
Bazen güç, sakinleşir.

İçimde uzun süredir tanıdığım ama adını koymadığım bir taraf vardı. Onu yıllarca “fazla” zannedenler olmuştu. Ben de bir süre bu yargının etkisinde kaldım. Sonra bunun bir fazlalık değil, işlenmesi gereken bir yoğunluk olduğunu anladım.

Ejderha metaforu, benim için tam olarak buraya denk düşüyor.
Kontrolsüz bir güçten değil, farkına varılmamış bir potansiyelden söz ediyorum. İnsan kendi gücünü tanımadığında, onu ya başkalarına dağıtır ya da ondan çekinir. Tanıdığında ise, artık o güç sakinleşir. Yerini bulur.

Bu yer, bir eşik gibi.
Geçildiğini hemen fark etmiyorsun.
Ama geri dönmek de mümkün olmuyor.

Bugün yaşadığım şey tam olarak bu.
Aynı durumlar artık beni aynı yerden yakalamıyor.
Aynı tepkiler içimde doğmuyor.
Çünkü ben, kendimle daha doğrudan bir temas içindeyim.

Bu yazı bir sonuca bağlanmak zorunda değil.
Zaten bazı süreçlerin sonucu olmaz; sadece devamı olur.

Ama şunu net biçimde söyleyebilirim:
Enerjimi artık nerede bıraktığımı biliyorum.
Ve onu geri çağırmanın ne demek olduğunu da…

Bu bilgi, insanın hayatında çok şeyi sessizce değiştiriyor.

Değişimlere, nicelerine... 

İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak

  İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak  Bir gün kötü hissedersiniz, bir şeyler yaparsınız — sevdiğiniz bir...