Blog Listem

12 Haziran 2024 Çarşamba

Hadi Gel Sevgide Buluşalım

 Sorunlarla yüzleşmeye cesaret edemeyen, gerçeklerden kaçan ve gerçekleri görmezden gelmeye çalışan insanların ortak özelliği sizce nedir? 

  İyi gitmeyen durumlarla yüzleştiklerinde bunları nasıl düzelteceklerini bilmiyor olmalarıdır. İşin içinden çıkamamaktan o kadar korkarlar ki nereye kaçacaklarını bilemezler. Genelde de duymamış, görmemiş ve hiç haberleri yokmuş gibi davranırlar. Kendi güçlerini görmezden gelirler. 

 Benimse emin olduğum en önemli şeylerden biri "hiçbir sorunun ve olumsuz durumun çözümsüz kalmayacağıdır." Bunu nasıl biliyorum? Her problemin içinde cevabı görebilme yeteneği bahşedilmiş özel biri olduğum için değil tabi ki. Farklı konular üzerinde bakış açımı değiştirmeyi seçebildiğim için ve birden çok perspektiften bakabildiğim için yapabiliyorum bunu. 

 Yaşanan olumsuz durumun bizde uyandırdığı hislere ve bedenimizde hizalandığı iz düşüme bakarak görmemiz gereken noktanın ne olduğunu fark edip halledemeyeceğimiz herhangi bir sorun yok! Bu tekniği matematiksel bir denklem olarak düşünebiliriz. 100% net - kesin - çalışır - problem çözer. Bu analiz çalışmasının işe yaradığını, defalarca deneyimlediğim olaylarla pekiştirerek ve tüm kalbimle inanarak söylüyorum. Küçük bir örnekle anlatmam gerekirse, kısa bir yolculuk esnasında tanıştığım birinin, hayatı boyunca defalarca tekrarlanan şekilde iş kurması - yükseliş yaşaması ve batırması döngüsünden bahsedebilirim. Kişiyle konuşurken kariyer hayatı problemlerinin ana sebebinin, güven eksikliği sorunları olduğunu ve babasıyla yaşadığı problemlerin onda bıraktığı hasarların, hayatındaki iz düşümünün kişinin kariyer noktalarına denk geldiğini ve daha bir çok konuyu fark etmiştim. Sizce bu örnekteki kişiyle çalışma yapıp hayatını dönüştürdük mü? Yoksa kişi hazır olmadığı için problemleri duymazdan ve görmezden gelmeye devam mı ettik? Yorum sizin olsun. 

 Hayattan daha fazlasını isteyen kişilerle çalışmayı seçiyorum! Bu size açık çağrıdır. Çözülmesi imkansız sandığınız her problemi gelin birlikte çözelim. Gerçeklere bakmayı, gerçekleri görmeyi cesaretle kabul edelim. Ben sizinleyim.

Sevgide buluşalım. 

10 Haziran 2024 Pazartesi

Duygu-Düşünce Kontrolü Çalışması ve Human Design

 İnsan olarak bazen duygularımıza veya düşüncelerimize takılı kalabiliyoruz. Kendimizi o an için düşüncelerimizden ibaret sanabiliyoruz. Bu bir yanılgı içinde olduğumuzun göstergesi. İnsan kendi özünde gelip geçici duygulardan ve anlık, değişime açık düşünceler bulutundan çok daha fazlasıdır. 

 Duygularımız, rüzgarlı bir havada yer değiştiren bulutlar gibidir. Bazen bir anda değişir, bazen günler içinde değişir, aylar içinde değişir... Duyguları izlemek, onlara karşı sorgulayıcı davranmak bizi geliştirebilir. Örneğin ben "Human Design" sisteminde duygular merkezi tanımsız biri olarak, bana yansıtılan duyguları an içinde kendi duygularım gibi sahiplenen biriydim. Bunu öğrendikten sonra kendi duygularıma bakış açım çok değişti. Mesela sıradan bir günde sıradan bir arkadaşımla görüşüyordum, onun duygusal yoğunluğu altında kalıp arkadaşımın üzüntülerini, hislerini kendi bedenimde hissediyordum. Eskiden, duygular merkezimin tanımsız olduğunu ve yaşamımdaki etkilerini bilmediğim zamanlar, bu duyguları sahiplenir ve işin içinden çıkamazdım. Şimdi kontrol edebilmek için kendimi nötr ortamlara sokup duygularımı sorguluyorum. Bu benim duygum mu? Bunu neden hissettim? Bana bunu ne hissettirdi? gibi sorulara kendi içimde verdiğim cevaplarla kolaylıkla nötr hale gelebiliyorum. 

 Hayatın akışı içinde duygularımız ve düşüncelerimiz dönemsel olarak değişir. Bu döngülerin farkında olmak, bazen sebep-sonuç ilişkisiyle yaklaşmak kontrol mekanizmamızı geliştirir. Hayat içinde ayakları yere sağlam basan, ne istediğini bilen kişiler olmak ve aynı zamanda duygularını özgürce yaşayıp kolaylıkla sözcüklere ve eylemlere dökebilmek için duygu-düşünce kontrolünü sağlamamız gerekiyor. 

 Sizlere, akış içinde duygu-düşünce kontrolü sağlamak için yoga pratikleri ile destekli meditasyon çalışması yaptırmak isterim. Bu çalışmayı birlikte deneyimlemek isterseniz lütfen bana ulaşın! 

"Human Design" isimli sistemin ayrıntılı sohbeti için de ulaşabilirsiniz. 

Sevgiler, 

7 Haziran 2024 Cuma

Duygusal Emek

 Hayatınıza giren, yeni tanıştığınız biriyle "iletişim kurmaya devam etmek veya etmemek" kararını neye göre veriyorsunuz? 

 Kendi istediğiniz ve hayal ettiğiniz ilişki modelini, onunla karşılıklı fayda ve mutluluk yaratabilecek şekilde yaşayabileceğinize olan inancınız, ondan hoşlanmanız, belki içinizden gelen bir ses veya his... Muhtemelen bu gibi düşünceler nihai kararınıza etki ediyor olabilir. Ben ise bu yazımda, bir kadın olarak yeni tanıştığım bir erkekle iletişime devam edip etmemek konusuyla ilişkilendirip "duygusal emek" kavramını incelemek istiyorum. 

 Duygusal emek ifadesi, ilk olarak Arlie Hochschild tarafından The Managed Heart kitabında ortaya atıldı. Duygusal emek gerektiren ilişkiler, genellikle çevremizdeki diğer insanlarla yüz yüze veya sesli olarak iletişimi gerektirmektedir. Yani hayatımda, uzakta olup görmediğim veya düzenli olarak istikrarlı şekilde konuşmadığım birine duygusal olarak emek vermemeliyim. Her konuda yoktan var eden bir yapım olduğu için yakın geçmişte, var olmayan bir ilişki içinde, duygularım varmış gibi yaşayıp kendimce emek verdiğim bir dönem yaşamıştım. Deneyimlerimden ders alarak, ilişkiler adına keskin sınırlar içinde esnek olabilmeyi öğrendim. Amiyane tabirle "eğlenecek ve sevgili olunabilecek erkekler" ile "evlenilecek ve emek verilecek erkekler" arasındaki farkı biliyorum. 

 Ek olarak, söz konusu ilişkiler olduğunda duygusal emek, hali hazırda var olan bir ilişkinin duygusal sağlığına yönelme çabasını da ifade eder. Süregelen bir ilişki içinde duygusal emeğin ağırlığı herkesi, özellikle de kadınları olumsuz etkileyebilir. Bu sebeple biz kadınların, yukarıda belirtmiş olduğum iki erkek tipini iyi ayırt etmesi ve buna göre ilişkiye emek verip vermeyeceğinin kararını iyi vermesi gerekmektedir. Kadınların, içinde bulundukları ilişkilerde yaşadıkları tükenmişlik hislerinin, erkeklerden daha fazla risk altında olduğu gerçeğini de kabul etmeliyiz. İyi gitmeyen bir ilişkiyi, bunca zaman verdiği onca emeğe kıyamadığı için devam ettirme zorunluluğu hisseden çoğu insan, o mutsuzluğun içine ruhunu hapsediyor. Ben ise, cesaretli davranıp iyi gitmediğini fark ettiğim ilişkiden, teşekkür ederek ayrılmanın özgürlüğünü defalarca yaşamış biri olarak en doğrusunun bu olduğunu savunuyorum. 

 Evlenilecek ve emek verilecek erkekler harici herhangi bir erkek kişisine, ilişkisel anlamda en küçük duygusal emek vermeyeceğimin kesin kararıyla her gün kendimle gurur duyuyorum. Dilerim ki herkes ne istediğini bilir ve ona göre muhteşem eşleşmelerle bir ömür mutlu yaşar! 

 Sevgiler,

 

6 Haziran 2024 Perşembe

Her Yeni Gün Yeni Mucizeler Getirir

 Güzel kalpli biricik arkadaşlarım,

 Bugün özelinde, her yerde yankılanan astrolojik göstergeler sebebiyle dilek çalışmaları yapılması için bir koşuşturmaca var. Ben inanıyorum ki nefes aldığımız, var olduğumuz her gün çok özel. Yaşamını iyilik çalışmaları ve pozitif/mutluluk yansıtıcı hislerle çevrelemiş biri olarak ben her yeni güne muhteşem hislerle uyanmaya niyet ediyorum. İnsan olarak elbette bazı günler daha durgun, daha hissiz olabiliyoruz. Benim de güzel şeyleri görmek için daha fazla çabalamam gereken günler oluyor, mesela. Bu durgun günlerimi de yönetebilmeyi öğrendiğimden beri o hissizliğin içinde kaybolmadan güneş ışıklarıyla kavuşuyorum. Doğaya, denize, bana iyi gelen - en sevdiğim yere koşuyorum. Bazen küçük bir telefon konuşmasıyla sevdiğimi - sevildiğimi hatırlatıyorum tüm hücrelerime. Demek istediğim şu ki, sosyal medyada yankılanan her şeye koşulsuz şartsız bel bağlamamalı, kendimizi kaptırmamalıyız. Elbette ki ben de inanıyorum, elbette bazı günler daha özel etkiler var, biliyorum. Sadece her şey bu demek değil. Temeli iyi oturtulmuş bir yaşantıda, bunlar sadece küçük göstergeler. Hayatımızı, tüm kararlarımızı somut şekilde değiştirmemiz için yaşamda her şey buna bağlıymış gibi hissetmeyelim yeter ki. 

 Dikkat edilmesi gereken önemli şeylerden bir diğeri de, evrenle yaptığımız anlaşmalarda ona uyumlu olarak yaşarken önemsememiz gereken noktalar olması; örneğin, diğer canlılar gibi. Doğayla uyumlu şekilde yaşayabilmek için üzerimize düşen sorumlulukları atlamamalı, doğaya karşı ve ihtiyaç sahibi kişilere karşı sağduyulu olmalıyız. Yardıma muhtaç hayvanlarla karşılaştığımızda arkamızı dönüp gitmeden, elimizden geleni yapıp kalbimizi sevgi ile doldurmalıyız ki o sevgi hayatımızın her yerine yayılsın. Ne ekersek onu biçtiğimiz, adalet terazisi hiç şaşmayan bu güzel dünyada var olmak erdemini hakkıyla yerine getirmeliyiz. 

 Lütfen, bu dünyada yalnız yaşamadığımızı ve bu dünyadaki bizden farklı her canlıda, eşsiz güzellikte bir renk olduğunu görmeye dikkat edin. 

💫Dünya, hayvanlarla güzel. 

💫Dünya, bizden farklı diğer herkesle güzel. 

💫Rengarenk ve çok özeliz. 

💫Birbirimize bağlıyız ve bağlı olmak çok güzel. 

 Ellerimizi kalbimize koyalım, daha güzel bir dünya için emek vermekten çekinmeyelim. 

 Sizi tüm kalbimle, tüm hücrelerimle çok seviyorum! 

1 Haziran 2024 Cumartesi

Ruh Eşi Yaratım Çalışması

 Merhaba Sevgili Arkadaşlarım! 

 Kalbimin derinliklerinden bir ses bugün bana, kendim için "ruh eşi yaratım çalışması" yapmamı fısıldadı. Ben de sizlerle birlikte yapmak istedim. Çalışma yaparken hayal ettiğim tüm aşamaları en ince ayrıntısıyla yazıyor olacağım. Umarım yazdığım metni kolaylıkla hayal edersiniz ve en kısa sürede yaratımını yaptığınız kişiyle karşılaşırsınız. Çünkü ben geçmişte bunu defalarca yaptım, her seferinde de oldu. İlk yaptığım zamanlar çok sevdiğim biricik Can Aydoğmuş'un ruh eşi yaratım meditasyonundan çalışıyordum ve 2 ay içinde o kişi ile birlikte olmuştum. Can Aydoğmuş muhteşem birisi, ama onun bu çalışmasında "uyumlu ruh eşi" kavramı geçmediği için kodlamalar içinde uyumsuz olanlarla da eşleşme sağlanabiliyor. Benim ruh eşim karşıma çıktı ama kendisi en uyumsuz ruh eşimdi ve öğretmediği hayat dersi kalmadı, çok sağ olsun. Sevgi ve ışıkla anıyorum, yolu açık olsun:) Sonra diğer çalışma metodu olarak tek tek en ince ayrıntısına kadar ruh eşimi maddeleyerek ve yazarak betimlemek, onu gözümde canlandırmak üzerine yaptığım bir çalışma daha oldu ve yine başarılı şekilde o kişi ile beraber oldum. Kendisi madde olarak yazdığım tüm özellikleri içeriyordu. Yakışıklı, uzun boylu, kaslı, dövmeleri olan, yabancı vatandaş vb. her bir ayrıntısı ile gerçekten karşımdaydı. Tabi ki listede önemsiz sandığım ve yazmadığım ayrıntıların çok önemli olduğunu deneyimledim ve eksik yazdığım özellikleri sebebiyle onunla da sevgi ve ışıkla yollarımızı ayırdık. Çok değerli biri ve hayatıma çok güzel şeyler kattı. Kendisini saygı ile anıyorum:) 

  Evet şimdi geldik bir sonraki çalışmaya! 

 Arkadaşlar bu iki muhteşem metodu birleştiriyoruz. Önce kendinize zaman tanıyın ve etrafınızdaki ilişkileri incelemek olabilir, aşk filmleri izlemek olabilir, geçmişteki ilişkilerinizi düşünüp öğretileri not etmek olabilir bu gibi küçük çalışmalar yapın ve tek tek hayalinizdeki, olmasını istediğiniz ilişkiye uygun muhteşem uyumlu ruh eşini, en küçük ayrıntısına kadar yazın. Bu yazma aşaması günlerce sürebilir, ama zamanımız var lütfen kendinizi sıkıştırmayın. 

 Listeniz hazır olduğunda kendinizi en rahat hissettiğiniz yere gidin, en rahat olacağınız şekli alın. İsterseniz uzanabilirsiniz, isterseniz loş bir ışık altında koltukta oturabilirsiniz, isterseniz mum veya tütsü yakabilirsiniz. Tüm tercih size kalmış. Önemli olan tek şey, kendinizi en konforlu ve en güvende hissedeceğiniz ortamı oluşturmak. Sonra derin bir nefes alıyoruz ve gözlerimizi kapatıyoruz. Odağımızı kalbimize veriyoruz. Kalbimizdeki sıcacık sevgiyi tüm bedenimize yaydığımızı, tüm hücrelerimizde o sevginin ışık saçtığını hayal ediyoruz. Derinleşiyoruz. İsterseniz kendinizi ormanın içinde bir ağacın gövdesine yaslanmış şekilde hayal edebilirsiniz. Doğa ile bütün olduğunuzu hayal edin. Hücreleriniz ışık saçıyorken ve ayaklarınız bir ağacın kökleri gibi doğanın kalbini sarmış haldeyken ve bedeninizi gerçek, saf sevgi tamamen kaplamış haldeyken... Karşınızda size doğru gelen ve ışık saçan o kişiyi görün. O sizin "uyumlu ruh eşiniz" ve kendisine herhangi bir yüz, vücut tayin etmeyin ve lütfen onu herhangi tanıdığınız biri olarak hayal etmeyin. Sadece ışık saçan muhteşem enerjisi olan bir siluet olarak görün onu ve o kişi ışık saçarak size doğru yaklaşıyor. Ondan size doğru yayılan derin aşk, arzu, sevgi, güven hislerini hissedin. Sizi koşulsuzca seven o sıcacık kalbini hissedin biricik uyumlu ruh eşinizin. Bu sırada gözlerinizi açın ve elinizdeki listeyi içinizden, kalbinizden okuyun. Derinleşin. O kişinin, yazdığınız tüm o özelliklere sahip olduğundan emin olarak okuyun tüm yazdıklarınızı. Sakince. Okumayı tamamladıktan sonra elinizi kalbinize koyun, göğsünüzün tam ortasına gelsin eliniz. Gözlerinizi kapatın ve ışıkların içine doğru "Var olan her şeyin yaratıcısı, sonsuz bilinç... Hayalini kurduğum bu kişiyle birlikte bir ömür sağlık, mutluluk, orgazm, aşk, sevgi, bolluk, bereket, zenginlik ve lüks içinde yaşayabileceğim o hayata artık hazırım. Bana bu hayatı en iyi ve en yüce şekilde yaşatman istenir. Sana bırakıyorum. Göster bana. Teşekkür ederim. Oldu. Oldu. Oldu." deyin. 

 O kişinin artık sizinle olduğunu tüm kalbinizle bilerek, derin bir nefes alarak gözlerinizi açın. Çalışmamız bu kadar. Ama sonrasında önemli olan şey, o yazdığınız listedeki kişinin tam olarak geldiğinden emin olmanız. Bu çalışma sonrası herhangi bir blokajınız yoksa yığınla talibiniz gelecek onların arasında iyi ayrım yapmanız ve o kişinin, o kişi olduğundan emin olmanız gerekiyor. 1-2 özelliği eksik ama diğerleri tam, bana bu kadar da yeter düşüncesi içine girip kendi hayatınızdan, isteklerinizden taviz vermeden o kişinin varlığına inanmanız sizin için en iyisi olacaktır!

 Rica ederim ki kendi kıymetinizi bilin, hayal ettiğinizden çok daha güzel bir aşka hazır olun. 

Sizi çok seviyorum.

Not: Aşka dair blokajlar çıkarsa, birlikte özel çalışmalar yapabiliriz. Bana ulaşabilirsiniz. 

31 Mayıs 2024 Cuma

Derin İyileşme Serisi-6

 Ben size yazmayalı Sezgisel Anatomi seminerinde "Sinir Sistemi, Deri, Gözler ve Beyin" eğitimlerini tamamladık. Dün işlenen "Beyin" benim için çok kaotik tetiklenmelere sebep oldu. Her ders öncesi test edilmesi gereken inanç listesi yayınlanır ve kas testi yaparak o günü belirten inançların bizlerde olup olmadığı kontrol edilir. Amaç, günlük olarak inançları tespit etmek ve bize faydası olamayan negatif inançların köküne inip şifalandırmayı sağlamaktır. 

 Sinir Sistemi, Geri ve Gözler için ayrı ayrı yoğun hırpalanma yaşamadım, şanslıyım. Fakat "Beyin" günü inançları ve inanç çalışması beni yerle bir etti. Hem çok fazla değiştirmem gereken inanç olduğunu fark ettim, hem çalışma sırası sebebiyle benim inanç değişimim zamansal olarak ertelendi. Hem de çalışmalarımı yaparken sürekli engellendim. Mesela meditasyon sırasında 7. varoluş seviyesinde kalamadım, düzenli olarak düşüşler yaşadım ve bilinç olarak defalarca kayboldum. 

 Sonuç olarak 2009 yılında yaşadığım bir kazaya gittim, durumu sorguladım ve kendi gerçekliğimi görmeyi seçerek bu konudan da özgürleştim. Derin ve güzel bir nefes alabiliyorum şu an! 

 Size anlatmak isterim ki, ben 2009 yılı Haziran ayında (günü hatırlamıyorum) evimizin balkonundan düşmüştüm. Evimiz 3.kattaydı ve düştüğüm yer sert bir topraktı. Ben 14 yaşındaydım ve su çiçeği olmuştum. Ergenlik çağında su çiçeği olmak, normal hastalık seyrinden daha ağır geçirmeye sebep oluyormuş (bilmiyordum) ve iyi hatırlıyorum ki evde hasta olarak yatıyordum. Gece serinlemek için balkona çıktım ve duvara oturdum. Sonra da karşıya, gökyüzüne doğru baktığımı hatırlıyorum. Güzel bir esinti geldi tüm bedenim ferahladı o serinlikle. Sonra da sabah insanlar başımdayken uyandım, ne olduğunu bilmiyordum. Sonradan öğrenecektim ki, gece bayılmışım ve 3. kattan düşmüşüm. Kapıcı bulmuş beni sabahın ilk saatlerinde. Yukarı çıkıp babama haber vermiş derken hastane serüvenim başladı. Hastanede olduğum ilk zamanlarda yine balkondan düştüğümden habersiz, su çiçeği yüzünden hastanede olduğumu sanarak zaman geçirdim. Daha sonra kendime gelince anlattılar bana balkondan düştüğümü ve her yerimin kırıldığını. 

 En korktuğum an, minik bir aynayla yüzüme baktığımda gördüğüm manzaraydı. Sağ elmacık kemiğim de kırılmıştı ve yüzüm tanınmaz haldeydi. Ek olarak, sol bacağım tam kırıktı, sağ kalçam çıkmıştı, omurga kemiklerimde de kırıklar vardı. Önce titanyum takılması için kalçamın yerine oturmasını bekledik günlerce, devamında ameliyat oldum ve sol bacağımda hala titanyum ile yaşıyorum. 3 ay boyunca demirli sert bir korse giydim. Boynumda da hasar olduğu için bir süre de boyunluk takarak yattım. İlk oturmaya başladığımda midem bulanıyordu. Vücudum önceden sahip olduğu  tüm alışkanlıkları unutmuştu. Yeniden yürümeyi öğrendim. Bacaklarımdaki kasları tekrar aktive etmek için, tekrar basamak çıkabilmek için hep çalıştım. 

 Bu yaşadığım olayla ben, hayatın kıymetini bıçakla keser gibi öğrendim. 3 ayın sonunda, tekrar ayağa kalktığımda aynı kişi değildim. Bambaşka biri olmuştum. 

 Bu deneyimin bana sağladığı tüm öğretileri alıp, altta kalan inançlarımı da değiştirdim. Derinlerdeki hissettiğim en karanlık duygularımla yüzleştim. Şimdi çok daha iyiyim. 

 Bu süreçte 3 ay boyunca bana bebek gibi bakan, regl dönemlerimde pedime kadar takan biricik annem... Hakkın bende çok ayrı. Bu olayda kendisini suçlayıp 1 günde saçları bembeyaz olan biricik babam... Senin kalbinin en hassas en kırılgan yerlerinden öpüyorum! 

 Annem ve Babam... Sizi çok seviyorum!

 

 

11 Mayıs 2024 Cumartesi

Sınırsız Sevgi Kuyusu

 Varlığımın derinliğinde sınırsız bir sevgi kuyusu var. 

Bu sevginin açığa çıkmasına izin veriyorum. Bu sevgi yüreğimi, bedenimi, bilincimi, özvarlığımı dolduruyor. Etrafımda her yöne doğru ışıl ışıl yayılıyor ve çoğalarak bana geri dönüyor. Sevgiyi kullanıp verdikçe, daha da çok vermek istiyorum. Kaynak sonsuz. Sevgiyi verdikçe kendimi iyi hissediyorum. Çünkü sevgi, içimdeki sevinç duygusunun bir ifadesi. Kendimi seviyorum. Bu yüzden bedenime iyi bakıyorum. Onu sağlıklı besinlerle besliyor, temiz tutuyor ve temiz giysilerle donatıyorum. Bedenim de bana sağlıkla, canlılıkla, dolu enerjiyle karşılık veriyor. Kendimi seviyorum. Bu yüzden kendime ihtiyaç ve zevklerime hitap eden rahat bir ev ortamı sağlıyorum. Evimin odalarını sevgi titreşimi ile dolduruyorum. Böylece ben dahil, eve giren herkes bu sevgiyle beslendiğini hissediyor. Kendimi seviyorum. Bu yüzden yaratıcı yeteneklerimi kullanabildiğim, birlikte çalıştığım insanlardan zevk aldığım, sevdiğim ve sevildiğim bir ortamda, gerçekten yapmayı sevdiğim bir işte çalışıyorum. Kendimi seviyorum. Bu yüzden herkes için sevecen düşünceler besliyor ve sevecen davranıyorum. Verdiğim her şeyin çoğalarak döneceğini biliyorum. Dünyama sadece sevecen insanları çekiyorum. Çünkü onların, benim aynam olduklarını biliyorum. Kendimi seviyorum. Bu yüzden geçmişi ve geçmişte yaşadıklarımı affediyor ve tümüyle özgür bırakıyorum ve özgürüm. Kendimi seviyorum. Bu yüzden her anı iyi ve dolu yaşıyorum. Geleceğimin parlak, haz, mutluluk ve güven dolu olduğunu bilerek her anımı seviyorum. Çünkü evrenin sevgili çocuğuyum ve evren şimdi ve sonsuzluğun içinde her an bana sevgiyle bakıyor. 


"Bilmek istediğim her şeyi iç rehberim bana söyler."

"İhtiyacım olan her şeyi evren bana sunar."

"Hayatımda her şey olduğu gibi iyi ve güzel."


Louise Hay'e ait olan bu sözleri paylaşmak istedim. Yolumuza ışık olması niyetiyle!

İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak

  İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak  Bir gün kötü hissedersiniz, bir şeyler yaparsınız — sevdiğiniz bir...