İnsan olarak bazen duygularımıza veya düşüncelerimize takılı kalabiliyoruz. Kendimizi o an için düşüncelerimizden ibaret sanabiliyoruz. Bu bir yanılgı içinde olduğumuzun göstergesi. İnsan kendi özünde gelip geçici duygulardan ve anlık, değişime açık düşünceler bulutundan çok daha fazlasıdır.
Duygularımız, rüzgarlı bir havada yer değiştiren bulutlar gibidir. Bazen bir anda değişir, bazen günler içinde değişir, aylar içinde değişir... Duyguları izlemek, onlara karşı sorgulayıcı davranmak bizi geliştirebilir. Örneğin ben "Human Design" sisteminde duygular merkezi tanımsız biri olarak, bana yansıtılan duyguları an içinde kendi duygularım gibi sahiplenen biriydim. Bunu öğrendikten sonra kendi duygularıma bakış açım çok değişti. Mesela sıradan bir günde sıradan bir arkadaşımla görüşüyordum, onun duygusal yoğunluğu altında kalıp arkadaşımın üzüntülerini, hislerini kendi bedenimde hissediyordum. Eskiden, duygular merkezimin tanımsız olduğunu ve yaşamımdaki etkilerini bilmediğim zamanlar, bu duyguları sahiplenir ve işin içinden çıkamazdım. Şimdi kontrol edebilmek için kendimi nötr ortamlara sokup duygularımı sorguluyorum. Bu benim duygum mu? Bunu neden hissettim? Bana bunu ne hissettirdi? gibi sorulara kendi içimde verdiğim cevaplarla kolaylıkla nötr hale gelebiliyorum.
Hayatın akışı içinde duygularımız ve düşüncelerimiz dönemsel olarak değişir. Bu döngülerin farkında olmak, bazen sebep-sonuç ilişkisiyle yaklaşmak kontrol mekanizmamızı geliştirir. Hayat içinde ayakları yere sağlam basan, ne istediğini bilen kişiler olmak ve aynı zamanda duygularını özgürce yaşayıp kolaylıkla sözcüklere ve eylemlere dökebilmek için duygu-düşünce kontrolünü sağlamamız gerekiyor.
Sizlere, akış içinde duygu-düşünce kontrolü sağlamak için yoga pratikleri ile destekli meditasyon çalışması yaptırmak isterim. Bu çalışmayı birlikte deneyimlemek isterseniz lütfen bana ulaşın!
"Human Design" isimli sistemin ayrıntılı sohbeti için de ulaşabilirsiniz.
Sevgiler,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder