Herkese merhaba!
Bugüne özel kendime "Teslim Oldukça Kazandıklarım" isimli bir liste hazırladım. Hayatımı çıkmaza sürüklediğini sandığım her şeyin, teslimiyet içinde serbest bıraktığımda teker teker kendiliğinden halledilmiş olduğunu fark ettim. Biricik listem, uğraşıp yoğun emekler sonrası sahip olduğum hiçbir şeyden yeterince haz almamış olduğumu da gözler önüne serdi. Son cümlem sizde "hiçbir şey için uğraşılmamalıdır, emek verilmemelidir" düşüncesi yaratsın istemem ama emek verilmesi gereken şeylerin, emek vermeye gönüllü kişi veya kişiler tarafından hayat içinde iyi belirlenmiş olması gerekiyor. Yoksa verilen onca emek yalnızca zaman kaybına dönüşüyor. Biliyorsunuz ki bizler için zaman çok kıymetli. Deneyim ile zamanı da iyi ayırt etmeli. Bazen saçma sapan bir ilişkiyi bitirip "deneyim oldu" diyorlar ya. Benim için bu da doğru değil. Önceden bildiğin, sonunu görebildiğin herhangi bir şeyi devam ettirmek deneyim olarak sanılmamalı. İnanın ki gerçekleri görmeyi tercih eden kişiler, her şeyi açık ve net bir harita gibi okuyabiliyor ama diğerleri bu gerçekleri görmezden gelmek istiyor olabilir. Hayatlarını değiştirmekten korktukları için veya yalnız kalmak istemedikleri için veya başka sebeplerle... Fakat yine görüyoruz ki sonuç hep aynı, kapana kısılmış insanlar aynı yollardan yürümeye devam ediyor. Farklı bir yoldan gitmek düşüncesi bile kolay olanı seçen insanlar için kalp çarpıntısı yaratıyor. O çarpıntının sesini duyabiliyorum.
İşte...bu aynı yollardan yürümeye ısrar etmek ve devamlı aynı döngüler içinde debelenirken farklı bir şey yaratıyormuş yanılgısı... Bir de üstüne "deneyim oldu" demek. Lütfen kendinizi kandırmayın.
Deneyim; durumlar, olaylar veya yaşananlar sonucu insanın hayatında farklı bir anlam bırakan şeye denir. Yoksa aynı ilişki şekli içinde yüzleri değişen, isimleri değişen ama aynı olan insanlarla yaşananlar...maalesef "deneyim" sayılmıyor.
Bakın "deneyim" kelimesinin anlamını da koyayım buraya "bir insanın belli bir zaman içinde ya da yaşamı süresince edindiği bilgilerin, gördüğü, geçirdiği durum ve olaylardan elde ettiği görgü ve kılgının tümü" veya bir diğer anlamı "kişinin doğrudan algıları ve etkinlikleriyle kazandığı bilgi, beceri ve tavırların bütünü" yani deneyim olan durum yaşandıktan sonra insan üzerinde bir şeylerin değişmiş olması bekleniyor. Somut ve net bir değişim olmasa bile her bir deneyimde benzerlikler döngüsünün kırılması gerektiğinden söz edebilir miyiz? Kesinlikle evet.
Benim de huyum böyle işte, aklımda bir konu belirliyorum sonra bilinç akışı ile aklımın ulaştığı her şeyi sözcüklere döküyorum. Konudan uzaklaşıyorum ve sonra konuyu toparlayamıyorum.
Zihnim sonsuz bir okyanus gibi, açıldıkça başka şeyler keşfediyorum. Konunun en başına dönmek de istemiyorum sanki, çünkü çoktan başka bir yere gitmiş oluyorum. Size de öyle oluyor mu?
Sanırım benim "başa dönme fobim" var.
Yazı yazmaya otururken gergindim sanırım, insanlık adına bir sorunu dile getirdim. Şimdi de bir anda içimi derin bir huzur kapladı. Kızgınlıklarım da bu kadar işte, hemencecik geçiveriyor.
Herkesi ve her şeyi sevme perilerim geldi bir anda.
Biricik arkadaşlarım bu yazı da böyle olsun, başa dönüp konuyu okuyup yazıyı düzenleme isteğim bile yok. Lütfen bana kızmayın olur mu?
Çünkü sizi çoook ama çok seviyorum! Her zaman da seveceğim. Sevmek çünkü...benim için kolay. Her zaman bir yanım sevmek için ağır basıyor, kıyamıyorum. Sevdikçe seviyorum. İyi ki varsınız.
İyi uykular,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder