Blog Listem

15 Haziran 2024 Cumartesi

Manifestler Nasıl Gerçekleşir? Bilinçli tezahürün ilk adımı nedir?

Merhaba canım arkadaşlarım,

 Hayalini kurduğumuz dünyanın, hayatımıza tezahür etmesi için bir arada olması gereken parametrelerin ilk maddesi hakkında yazmak istiyorum. 
 Manifestlerin gerçekleşmesinin özü, kişinin kim olduğu ve kim olmayı seçtiği, nasıl bir çevre içine doğduğu konularına dayanıyor. 
 Sizce insan doğduğu zaman "boş bir sayfa" mıdır? Yoksa doğu terminolojisinde inanıldığı üzere "karma" denilen belirli bir yük ve yükümlülükle mi dünyaya gelir? 
 Kendi fikrimi dile getirecek olursam, Karma'ya inanmasak bile bebek olarak dünyaya gelen insanın, genlerindeki genetik kodlamaların ileriki yaşamında dönüşeceği kişiyle ilgili olarak belirli bir yol haritasına sahip olduğunu söylemeliyim. Bir insan incelendiğinde, genlerindeki aktivasyonlarla, var oluş amacının ve dünyaya sağladığı katkıların, birbiriyle örtüşür olduğunu ortaya koyan çok fazla bilimsel çalışma mevcut. Bireyin gelişmesinde, doğal yetiştirilmenin geleneksel ifadesinin yanı sıra bebek olarak içine doğduğu çevre ve hatta annesinin, bebek doğmadan önceki duygusal durumu da bireyin gelecek hayatını şekillendirmede önemli bir rol oynar. Her insan belirli bir dizi zihinsel ve duygusal koşullanmayla dünyaya gelir ve koşullanmalar kişinin dünyayı nasıl algıladığını belirler. Her insanın dünyayı algılayış şekli birbirinden farklı olabilir ve mesela herkesçe bilinen "dürüstlük, saygı, sevgi, sadakat, güven" gibi kavramlar hakkında farklı bireysel tanımlar oluşabilir. 
 Biz insanlar, içine doğduğumuz zihinsel ve duygusal koşullanma aracılığıyla olayları algılarız ve olaylara verdiğimiz tepkileri de koşullanmalarımız belirler. Bunları yaşatmada atalarımızdan getirdiğimiz inanç ve kabuller de büyük rol oynar. Şimdi bir anneden örnek vermek istiyorum. Bir anne hayal edin, genç yaşta evlenmiş 2 tane kız çocuk sahibi olmuş. Eşi tarafından aldatıldığını öğrenip boşanmış, 52 yaşında kalp krizi ve yüksek tansiyon sebebiyle vefat etmiş. Bu annenin, iki kızının da benzer bir hayata sahip olması, eşleri tarafından aldatılmaları ve hatta anne ile tam rezone olmuş kızının 52 yaşındayken ortaya çıkan yüksek tansiyon sorunları ve kalp krizi yaşama ihtimali fazladır. (Bu örnek yaşanmış bir hikayeden alınmıştır. Durum anlattığım gibidir ve kontrol altındadır.) Bu örnekteki gibi sayısız yaşam vardır. Yeterince fark edilirse hepimizin hayatında atalarından gelen benzer rezoneler mevcuttur. Sahip olduğumuz zihinsel ve duygusal koşullandırmaların farkında olup hayatımızı, bilinçsizce tezahür eden manifestlerden kurtarmak bizim elimizde. 
 Bilinçli şekilde tezahür eden manifestlerin, bizim istediğimiz şekilde çalışır hale gelmesi için işleyişin bilincinde olmalı, dünyaya geldiğimiz anda kim olduğumuz hakkında somut-net bir farkındalıkla derin bir kabulleniş yaşamalıyız. Çünkü kabul etmediğimiz bir şeyi değiştirmemiz, dönüştürmemiz maalesef mümkün değildir. 
 Aynı zamanda "benim hayatımda yanlış giden durumlar daima başkalarının hatasıdır" bakış açısı da egodan kaynaklanır ve bilinçsiz tezahür edişin kökenini oluşturur. Çevrenizde, hataları sürekli başkalarında gören kişiler var mı? Onlara dikkatli bakarsanız, yaşadığı kötü durumlar için devleti suçlarlar, annelerini-babalarını suçlarlar, kaderi suçlarlar, tanrıyı suçlarlar veya sosyal koşulları suçlarlar. Onlar kendi içlerine bakıp kendi koşullandırmalarını görmedikleri sürece, tepki verdikleri her negatif durumu güçlendirip kendilerine olumsuz durumları yaşatmaya devam edeceklerdir. Zorlayıcı ve olumsuz durumlara tepki vererek güçlendirmek size daha fazlasını yaşatır. 
 Odaklandığınız şeyi büyütürsünüz. Dilerim ki bugün herkes kendisine odaklanmayı ve kendisini güçlendirmeyi seçer, mutlu bir hayat için ilk adımı atar.

Sevgiler, 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak

  İyileşmek ve İyi Hissetmek Arasındaki Fark: İçsel Çocuğunuzla Tanışmak  Bir gün kötü hissedersiniz, bir şeyler yaparsınız — sevdiğiniz bir...